11:00 - Muzun Maskesi Bakın Nasıl Yapılıyor?
10:57 - Meşe Balının Faydaları Bakın Nelerdir?
10:56 - Maden Suyunun Avantajları Nelerdir?
10:54 - Limonun zayıflama üzerindeki etkisi nasıl
10:52 - Kışın Bebekleri Bakın Nasıl Bir Şekilde Giydirmeliyiz?
01:47 - Kış Çayının Bakın Tarifi Nasıl
01:46 - Kısa Bir Süre İçinde Tekrar Forma Nasıl Ulaşılır
01:44 - Kefir Diyeti Ne Anlama Gelir?
01:43 - Kabaktan Yüz Maskesi Bakın Nasıl Yapılır?
01:42 - İnsanları aptal yapan IQ seviyesini İndiren gıdalar bakın neler?
On sekizinci yaş günlerinde, kızlarım mutfak masasının üzerine iki solmuş plaj havlusu koydular ve benden kendilerinden nefret etmememi istediler. O havluları hemen tanıdım. On sekiz yıl önce, Elif ve Ece’yi bir plajın soyunma kabininde o havlulara sarılı hâlde bulmuştum; biri beyaz, diğeri pembe havlunun içindeydi. Şimdi ise her iki kız da ürkek ifadelerle karşımda duruyordu.
“Baba,” dedi Elif elimi tutarak.
“Sana gerçeği söylememiz gerek,” diye ekledi Ece.
Daha kumaşa dokunmadan ellerim titremeye başladı. Bir anda kendimi yine o sahilde, hayatımın çoktan bittiğine inandığım o günde buldum.Kızları bulmamdan üç hafta önce, hamile nişanlım Selin’i ve henüz doğmamış kızımız Defne’yi toprağa vermiştim. Defne hiç nefes alamamıştı ama bir adı, bir beşiği ve açık sarı kıyafetlerden oluşan bir gardırobu vardı; çünkü Selin her bebeğin parlak ve neşeli şeyleri hak ettiğine inanırdı. Cenazeden sonra kendimle ilgilenmeyi bıraktım. Neredeyse hiçbir şey yemiyor, çalan hiçbir telefona bakmıyor ve günlerin çoğunu bebek odasında oturup açık sarı duvarlara boş boş bakarak geçiriyordum.
En sonunda en yakın arkadaşım Kaan geldi ve bana bir çanta hazırlamamı emretti.
“Hiçbir yere gitmiyorum,” dedim ona.
“Üç haftadır perdeleri bile açmadın.”
“Bu seni ilgilendirmez.”
“Hayır,” diye cevap verdi. “Ama sen ilgilendirirsin.”Kurtarılmak istemiyordum ama Kaan izin istemedi. Beni birkaç şehir ötedeki sakin bir sahile götürdü. Güneş batarken tek istediğim eve dönüp kendimi tekrar o bebek odasına kapatmaktı.
Sonra bir bebeğin ağlama sesini duydum.
Ardından ikinci bir ağlama sesi yükseldi.
Sesi takip ederek soyunma kabinlerine ulaştık. İçeride, kumların üzerinde yeni doğmuş iki kız bebek yatıyordu. Biri beyaz bir havluya sarılmıştı, diğeri ise pembe bir havluyla örtülmüştü. Bir an için acı beni olduğum yere çiviledi. Sonra içgüdülerim devreye girdi.
Dizlerimin üzerine çöktüm, ceketimle iki bebeğin de üzerini örttüm ve Kaan’a yardım çağırmasını söyledim.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.