SON DAKİKA

testerparfums

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

21 Nisan 2026 - 19:30 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

S’on mesajı Babam beni..

Saldırganın Discord üzerinden saat vererek yaptığı kanlı planın ve bıraktığı şiddet dolu manifestonun yankıları sürerken, asıl büyük şok o ağır silahların çocuğun eline nasıl geçtiği sorusunda patlak verdi.

Soruşturmayı yürüten savcılığın talimatıyla derinleştirilen incelemelerde, okulda kullanılan ölümcül silahların doğrudan baba Uğur Mersinli’ye ait olduğu ortaya çıktı. Ancak skandal bununla da sınırlı kalmadı. Kamuoyuna ve soruşturma dosyasına sızan son görüntülerde, henüz ortaokul çağındaki saldırganın bir atış poligonunda profesyonel hedeflere ateş ettiği ve o esnada babasının da hemen yanı başında durduğu iddia edildi. Yani 10 kişinin canını alan o tetiğin pratikleri, bizzat bir ebeveynin gözetiminde, üstelik aylar öncesinden o poligonda yapılmıştı.

Gözaltına alınan baba Uğur Mersinli’nin emniyet teşkilatında görevli bir polis memuru olması, olayın vahametini daha da artırıyor.

Geçmiş yıllarda Türkiye’nin farklı illerinde kolluk kuvveti olarak görev yapan babanın, savcılık sorgusunda oğlunu poligona götürdüğünü soğukkanlılıkla kabul ettiği öne sürüldü. Emniyet mensubu bir babanın, şiddet eğilimi gösteren ve dijital platformlarda karanlık mesajlar paylaşan bir çocuğa silah eğitimi vermesi, dahası evdeki silahları onun ulaşabileceği bir yerde bırakması, hukuken affedilmez bir ağır ihmal olarak değerlendirildi. Çıkarıldığı mahkemece derhal tutuklanan Uğur Mersinli hakkında, geçmişte 1996 yılında başka bir adli dosya kapsamında yargılandığına dair sisli iddialar da şu sıralar basının ve müfettişlerin merceği altında.

Resmi makamların önümüzdeki günlerde bu “poligon” ve “silah temini” iddialarına dair çok daha kapsamlı bir iddianame hazırlaması bekleniyor. Ancak ortadaki tablo son derece net; evdeki silahın namlusu, o silahı korumakla mükellef bir devlet memurunun evinden çıkıp masum çocuklara döndü.

Kaynak:HABER MERKEZİ

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA